Bazı günler kader sessizce yazılmaya başlar.
Ve attığın adımlar, tüm hayatını değiştirir.
Şimdi tam olarak böyle bir eşikteyiz.
Zamanın ve karmanın yöneticisi Satürn, zodyağın ilk burcuna geçiyor. Zamanın ve karmanın yöneticisi Satürn, zodyağın başlangıcı olan Koç burcuna geçiyor. Bu döngü, yeni bir karmanın ilk tohumu. Bugünlerde düşündüğünüz, niyet ettiğiniz, başlatmaya cesaret ettiğiniz her şey zamanın hafızasına kaydoluyor. Artık hayaller sadece hissedilen bir olasılık olmaktan çıkıp emek isteyen bir gerçekliğe dönüşüyor.
Beklemelerin, ilişkilerde belirsizliklerin, duygusal karmaşaların ve ertelenen kararların dönemi bitti. Son 2,5 yıllık döngünün hediyesi; hangi yöne gitmemiz gerektiğini öğrenmek, kimin ve neyin ruhumuza iyi geldiğini görmek, doğru hayalleri kurabilmekti. Şimdi arındık, doğru yönü bulduk, harekete davet ediliyoruz. Geçmişin meyvelerini topluyor, gelecekte hangi ağacın büyüyeceğini seçtiğimiz bir zamandan geçiyoruz.
İlişkilerde netlik zamanı başlıyor, yalnızca sevgiye emek veren eriller destekleniyor. Bundan böyle; cesur, kendinden emin, ne istediğini bilen erillerin çekiciliği artarken, tüm eriller kendi gücünün güzelliklerini fark etmeye davet edilerek değişmek zorunda kalacaklar. İş ve kariyer akışımızda, hareket bereketi getirecek.
Satürn Koç’a geçerken hayat senden artık anlam aramanı değil, sorumluluk almanı isteyecek. Balık’ta “neden böyle oldu?” diye sorduğun her şey, Koç’ta “peki şimdi ne yapacaksın?” sorusuna dönüşecek.
Bu geçişte yapılması gereken ilk şey:
beklemekten vazgeçmek.
İlham gelmesini, şartların olgunlaşmasını, başkalarının netleşmesini beklemek artık seni ileri taşımayacak. Küçük de olsa bir adım atmak, kader tarafından destek bulacak.
Yapman gereken şey büyük hamleler değil.
Ama sahiplenilmiş hamleler.
“Ben bunu kendim için deniyorum.”
“Bunun arkasındayım.”
“Sonucu ne olursa olsun sorumluluğu bana ait.”
Bu dönemde yapmaman gereken en önemli şey ise; seni duymayanlara kendini tekrar tekrar anlatmak. Aynı hikâyeyi anlatmak, geçmişe takılı kalmak, kendini suçlamak, seni yerinde saydırır. Artık kimsenin seni anlamasına ihtiyacın yok, sen kendini biliyorsun. Bu yeterli.
Satürn Koç’ta bedenimiz de bizimle konuşur. Yorgunluk, öfke, sabırsızlık, ani çıkışlar artabilir.
Bunlar “yanlış yoldasın” demek değildir. Bunlar, içindeki yaşam gücünün bastırıldığını sana anlatabilir.
O yüzden bu geçişte:
Öfkeni bastırma, enerjini yönlendir
Sabırsızlığını suçlama, harekete çevir
Korkunu inkâr etme, onunla yürü!
Satürn Koç’ta kimse seni ilerlemen için zorlamayacak.
Ama durursan da kimse seni beklemeyecek.
Eksik olsan da, korksan da, planın yarım olsa da…
Kendin için başla!
Ancak önemli olan ilk kıvılcım değil,
Ateşin sürekli yanması.
O yüzden hevesle değil, gerçekçi, planlı, kalıcı at adımlarını.
Bu döngü, zaten içinde yanan ateşi inkâr edemeyeceğin bir hatırlayış.
Kalbinin şarkısını ilk kez yüksek sesle söyleyişin.
Bir kez uyandığında, artık gözlerin değil, ruhun görmeye başlar.
Ve uyanamayanlar, senin gördüklerini asla fark edemez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder